İran rejimini hava kontrolü düşürür mü? Hava saldırıları, uçakların savaşları kazanma yeteneği üzerine tartışmayı yeniden gündeme getiriyor
March 9, 2026102 GörüntülenmeOkuma Süresi: 3 dakika

Yazı Boyutu:
16
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü hava kampanyası, askeri çevrelerde eski bir stratejik tartışmayı yeniden canlandırdı: Sadece hava gücü bir siyasi rejimi devirebilir mi, yoksa rejim değişikliği nihayetinde kara kuvvetleri gerektirir mi?
Wall Street Journal, bu sorunun, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın bu savaşın İran rejimini devirebileceğine dair imalarda bulunmasıyla birlikte, İran'a yönelik hava saldırılarının artmasıyla birlikte yeniden gündeme geldiğini bildirdi.
Hava saldırılarına siyasi bir bahis
Raporlara göre, Trump, askeri operasyonların başlangıcından bu yana hava saldırılarının İran liderliğini zayıflatıp çökertmesini umduğunu ifade etti.
İranlıları hükümetlerine karşı ayaklanmaya çağırdı ve mevcut anın değişim için "tarihi bir fırsat" olabileceğini belirtti.
Sonraki açıklamalarında, ABD'nin savaş sona erdikten sonra İran'da yeni bir liderlik seçme rolü olabileceğini de vurguladı ve Washington'un Tahran'dan "şartsız teslimiyet" talep edeceğini belirtti.
Gerçekçi askeri hedefler
Öte yandan, Amerikalı askeri liderler, savaşın siyasi beklentilerini düşürmeye çalışarak, mevcut operasyonların hedeflerinin öncelikle askeri olduğunu vurguladılar.
Askeri yetkililere göre, hava saldırıları, İran'ın balistik füzelerini, saldırı drone'larını ve ABD ve müttefiklerine tehdit oluşturan askeri gemileri yok etmeye odaklanıyor, ayrıca İran'ın nükleer programının geri kalanını yok etme çalışmalarını sürdürüyor.
Amerikan Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper, hava saldırılarının dolaylı olarak İran muhalefetine fayda sağlayabileceğini, çünkü rejimin protestoları bastırmak için kullandığı güvenlik kurumlarını hedef alabileceğini söyledi.
Washington ve Tel Aviv'in hedeflerinde farklılık
Rapor ayrıca, ABD ve İsrail arasında savaşın önceliklerinde bir farklılık olduğunu belirtti.
Washington, İran'ın askeri yeteneklerini azaltmaya odaklanırken, İsrail rejimi zayıflatmaya daha yatkın görünüyor.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Pentagon'un hedeflerinin "belirli ve sınırlı" olduğunu, esasen İran'ın saldırı yeteneklerini zayıflatmak olduğunu, ancak rejimi değiştirmek zorunda olmadığını açıkladı.
İran rejiminin yapısı hâlâ ayakta
Yoğun hava saldırılarına rağmen, analistler İran rejiminin temel kurumlarının hâlâ sağlam olduğunu düşünüyor.
Devrim Muhafızları, yaklaşık 190.000 askeri olan en önemli rejim direklerinden biridir; ayrıca düzenli orduda 300.000'den fazla asker bulunmaktadır.
Rejim, yaklaşık 600.000 kişilik Basij milis gücünü harekete geçirebilir, bu da iç kontrolü sağlama konusunda büyük bir yetenek kazandırır.
Rejimlerin çöküşüne dair göstergeler
Uzmanlar, siyasi rejimlerin çöküşünün genellikle sadece hava bombardımanlarıyla değil, güvenlik güçleri içindeki bölünmeler veya geniş çaplı protestolar gibi iç faktörlerin sonucunda gerçekleştiğini belirtiyor.
Rejimin zayıflığını gösteren göstergeler arasında, orduda veya Devrim Muhafızları içinde bir isyan çıkması veya petrol gibi hayati sektörlerde geniş çaplı grevler meydana gelmesi yer alıyor.
Ancak bu göstergeler şu ana kadar İran'da ortaya çıkmadı, raporun Amerikan diplomatları ve analistleri tarafından aktarıldığına göre.
Savaş tarihinden dersler
Hava gücünün tartışması, 1921'de İtalyan General Giulio Douhet tarafından ortaya atılan eski bir teoriye dayanıyor; bu teori, stratejik bombardımanın devletin hayati yapısını yok ederek savaşları kazanabileceğini öne sürüyordu.
Ancak tarihsel deneyimler bu teorinin sınırlarını göstermiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında hava bombardımanı önemli bir rol oynamış, ancak Almanya veya Japonya'nın yenilmesi için geniş bir kara müdahalesi olmadan yeterli olmamıştır.
Benzer bir model, 1991 Körfez Savaşı, 1999 Kosova Savaşı ve 2011 Libya Savaşı gibi daha yakın savaşlarda da tekrarlandı; burada hava saldırıları kara veya yerel güçlerin operasyonlarını desteklemiştir.
Havadan kesin sonucun sınırları
Askeri uzmanlar, hava gücünün devletlerin askeri yeteneklerini zayıflatmak için etkili bir araç olduğunu, ancak genellikle bir rejim düştüğünde ülkeyi yönetebilecek siyasi bir alternatif sağlamadığını belirtmektedir.
Eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, hükümetlerin devrilmesinin nihayetinde iktidarı üstlenebilecek iç siyasi güçler gerektirdiğini ifade ediyorlar.
Askeri strateji uzmanlarına göre, uçaklar askeri yetenekleri yok edebilir ve rejimlere baskı yapabilir, ancak yönetim değişikliği nihayetinde devletin içinden gerçekleşen bir siyasi süreçtir.