Viktor Frankl Gerçek Mutluluğun Sırrını Açıklıyor: Başarı Peşinde Koşmayın

Başarı ve mutluluk peşinde koşmak, sizi onlardan uzaklaştırabilir
Ünlü psikiyatrist Viktor Frankl, başarı veya mutluluğun doğrudan peşinde koşmanın genellikle bunlardan uzaklaşmaya yol açtığını düşünüyor.
Başarı ve mutluluk, anlamlı bir yaşam sürmenin ve kendini samimiyetle işe adamanın doğal bir sonucu olarak gelir.
İnsanların sürekli sonuçlara veya başkalarıyla karşılaştırmaya odaklanmak yerine, daha yüce hedeflere odaklanmaları gerekir.
Terfi ve zenginlik takıntısı tatmin garantilemez
Pek çok kişi terfi, takdir, zenginlik veya mükemmel bir yaşam peşinde koşarak, bu hedefleri gerçekleştirdiklerinde tatmin olacaklarını düşünmektedir.
Ancak Frankl, insanların bu şeylerin peşinde doğrudan koştukça, onlardan daha da uzaklaştıklarını vurgulamıştır.
Economic Times sitesine göre, kişisel acılardan ve hayatta kalma mücadelesinden kaynaklanan bu sözleri, on yıllar sonra bile hala etkisini sürdürmekte, özellikle de başarı ve sürekli karşılaştırma takıntısı olan bir dünyada.
Anlam arayışı ile terapi: Frankl'ın felsefesi
Frankl, 1905 yılında Viyana'da doğmuş, bir psikiyatrist, filozof ve anlam terapisi yönteminin kurucusudur.
Felsefesi, insanın yaşamında anlam arayışıyla yönlendirildiği ve anlamın, insanın sıradan yaşamında ve en zor koşullarda ona yön verdiği üzerine kuruludur.
Bu inancı, kendi yaşam deneyimlerinden almıştır.
Frankl'ın başarı ve mutluluk üzerine ünlü sözü
Frankl şöyle demiştir:
"Başarı veya mutluluk peşinde koşmayın; ne kadar çok peşinden koşarsanız ve onları hedef haline getirirseniz, o kadar uzaklaşırsınız. Onların size gelmesine izin vermelisiniz, umursamadan."
İnsanların genellikle başarı ve mutluluğu yaşamlarındaki en yüksek hedef haline getirdiklerinde kendilerini kaybettiklerini savunmuştur.
Doğrudan onlara yönelik çaba ne kadar artarsa, onları elde etme olasılığı o kadar azalır.
Başarı ve mutluluk, anlamlı bir yaşamın yan ürünleri
Frankl, başarı ve mutluluğun zorla elde edilemeyecek şeyler olduğunu, aksine anlam ve amaçla yaşamanın doğal bir yan ürünü olarak ortaya çıktığını düşünüyordu.
Başarı, anlamlı bir işe kendini adamak veya kişisel kazançların ötesinde bir şeye ilgi duymakla ortaya çıkarken, mutluluk, "olan" bir şeydir ve doğrudan çaba ile elde edilen bir şey değildir.
Frankl'a göre, samimiyetle çalışmaya odaklanmak ve vicdanı dinlemek, nihayetinde doğal başarı ve derin tatmine yol açar.
Fazla düşünmek ve sonuçlar, mutsuzluğa yol açar
Frankl, insanların genellikle başarılar, takdir veya sonuçlar üzerinde fazla düşünmekten mutsuz olduklarını düşünüyor.
Bunun yerine, gerçek tatmin, insanın anlamlı bir işe, anlamlı ilişkilere veya kişisel kazançların ötesinde bir yüce amaca kendini adamasıyla gerçekleşir.
Viktor Frankl'ın samimi yaşama tavsiyesi
Frankl'ın sözü, samimiyetle yaşamak ve vicdanı takip etmek, sürekli başarıyı ölçmek veya kendini başkalarıyla karşılaştırmak yerine, işte en iyi çabayı göstermek üzerine odaklanmayı tavsiye eder.
İronik bir şekilde, kişi mutluluk veya başarı üzerinde fazla düşünmeyi bıraktığında, her ikisini de anlamlı bir yaşamın doğal bir sonucu olarak daha derin ve samimi bir şekilde deneyimleme yeteneğine sahip olur.
Sonuç olarak
Başarı ve mutluluk, doğrudan peşinden koşulacak bir hedef değil, anlam dolu ve samimi bir yaşamın doğal bir meyvesidir.
Yüce hedeflerinize odaklanın ve sonuçların size gelmesine izin verin.