"Ambargo baskısı altında diplomasi": İran, Pakistan aracılığıyla müzakerelere başladığını duyurdu ve şartlarla barış kapısını açtı

Güvensizlik içinde "iyi niyetle" müzakereler
Arakçı, İran'ın bu yeni müzakere turuna "iyi niyetle" ve bölgedeki çatışmayı sona erdirme ve barışı sağlama konusunda samimi bir istekle girdiğini, ancak Amerikan vaatlerine karşı "derin bir güvensizlik" olduğunu belirtti. İranlı bakan, diplomasi sürecinin Washington'un tutumunu değiştirmesine bağlı olduğunu vurgulayarak, "Amerika Birleşik Devletleri tehditkar söylemini ve provokatif eylemlerini azaltırsa, diplomatik sürece devam etmeye hazırız" dedi.
Washington ve Tel Aviv'e saldırı suçlaması
Müzakere sürecinin yanı sıra, Arakçı'nın konuşmasında uyarılar da yer aldı; ABD ve İsrail'i mevcut istikrarsızlık durumunun tam sorumluluğunu üstlenmekle suçladı ve hareketlerini "saldırgan" olarak nitelendirdi. Arakçı, bölge dışişleri bakanlarını İran'ın barış için en son girişimleri hakkında bilgilendirirken, komşu ülkelerin yeni bir askeri tırmanışın "ciddi sonuçlar" doğurmasını önlemedeki yapıcı rolünü de takdir etti.
Ekonomik öfkeye karşı "kapsamlı savunma"
Washington'un bugün başlattığı "ekonomik öfke" operasyonuna yanıt olarak, Arakçı, İran silahlı kuvvetlerinin herhangi bir tehdit veya askeri saldırıya karşı "kapsamlı ve kararlı bir savunma" için hazır olduğunu belirten sert bir mesaj gönderdi. Bu açıklamalar, İran'ın yeni stratejisinin ana hatlarını çizmektedir: Pakistan aracılığıyla arabuluculuğa açılmak ve en yüksek savaş hazırlığını korumak.
Mayıs 2026'da güç dengesi
Gözlemciler, Pakistan'ın arabulucu olarak seçilmesinin, Tahran'ın doğrudan Batı baskılarından uzaklaşarak iletişim kanallarını çeşitlendirmek için akıllıca bir stratejik adım olduğunu düşünüyor. Arakçı'nın bu girişimi Mayıs ayının ilk gününde duyurmasıyla, dünya "girişim dilinin" "ambargo ve mühimmat dilini" yenip yenemeyeceğini merakla bekliyor; özellikle bu hareket, Başkan Trump'ın mevcut askeri seçenekler hakkında bilgilendirilmesinden birkaç saat sonra gerçekleşiyor.