Beyaz Saray ile Harvard Arasında Yeni Bir Hukuki Mücadele Federal Fonlama Nedeniyle

Beyaz Saray, mahkeme kararına itiraz ediyor
Trump yönetiminin avukatları, federal bir mahkemeye itiraz dilekçesi sundu ve hükümetin Harvard'a yeniden fon verilmesine izin veren karara itiraz etme niyetini belirtti. Dava, bir Amerikan temyiz mahkemesine sevk edilecektir, ancak şu anda bir duruşma tarihi belirlenmemiştir.
Mali kısıtlamalar, en köklü Amerikan üniversitelerini etkiliyor
Amerikan yönetimi, daha önce Harvard Üniversitesi'nin, Massachusetts eyaletinin Cambridge şehrinde bulunan, öğrenci yardımları için ayrılan federal fonlara erişimini sınırlayan katı kısıtlamalar getirmişti.
Alınan önlemler:
Yaklaşık 2.6 milyar dolar tutarında federal hibe donduruldu
Sağlık hizmetleri ile ilgili fonlamalar askıya alındı
Yabancı öğrencilerin ABD'de eğitim almasını sağlayan SEVIS belgesi iptal edildi
Uluslararası öğrenciler krizin merkezinde
Uluslararası öğrenciler, 2024-2025 akademik yılında Harvard'ın toplam öğrenci sayısının yaklaşık %27'sini temsil ediyor ve bu durum, üniversitenin önemli bir gelir kaynağı olmasını sağlıyor. Hükümetin kararlarının finansal ve akademik istikrarları üzerindeki etkisini artırıyor.
Trump'ın üniversitelerle ilgili politikası
Trump, Ocak ayında Beyaz Saray'a geri döndüğünden beri, bazı Amerikan üniversitelerine karşı geniş bir kampanya başlattı ve “ideolojik aşırılıklar” olarak gördüğü konular nedeniyle federal fonları kesme tehdidinde bulundu. Bunlar arasında:
Gazze'deki İsrail savaşına karşı Filistin yanlısı protestolar
Cinsiyet kimliği politikaları
Iklim girişimleri
Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programları
Yahudi öğrencileri korumama suçlamaları
Trump yönetimi, Harvard da dahil olmak üzere bazı üniversiteleri, Gazze'deki savaşı durdurma talebiyle kampüslerde yapılan protestolar sırasında Yahudi veya İsrailli öğrencilere yeterli koruma sağlamamakla suçluyor. Bu suçlamalar, birçok akademik kurum tarafından reddediliyor ve ifade özgürlüğüne bir kısıtlama olarak görülüyor.
Fonlamayı aşan bir çatışma
Bu dava, Amerikan yönetimi ile akademik kurumlar arasında daha geniş bir çatışmayı yansıtıyor ve bu çatışma, fonlama meselesinin ötesine geçerek ifade özgürlüğü, üniversitelerin rolü ve yüksek öğretimde siyasi müdahalenin sınırlarıyla ilgili daha derin soruları içeriyor.