Amerikan Newsweek dergisinin bir raporu, Başkan Donald Trump yönetiminin "mesleki üniversite derecesi" tanımını yeniden belirlemesinin ciddi sonuçları olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu yeni tanım, Amerikan toplumunun dayandığı hemşirelik, eğitim, mühendislik ve sosyal hizmetler gibi temel alanları kapsam dışı bırakmıştır.
Raporun belirttiğine göre, yeni meslek dereceleri tanımı, öğrencilere sunulan mali yardım miktarını doğrudan etkileyecek. "Mesleki" olarak sınıflandırılan alanlarda eğitim görenler, 50.000 dolara kadar finansman alabilirken, sınıflandırmaya dahil edilmeyen alanlar için sadece 20.500 dolar alabilecekler. Ayrıca, karar, lisansüstü öğrenciler için ayrılmış Grad PLUS programının iptalini ve üniversite çocuklarının eğitimini finanse eden Parent PLUS programının kısıtlanmasını da içermektedir.
Karar, akademik ve sendikal çevrelerde geniş bir tartışma başlattı. Eğitim uzmanları, bu durumun, zaten ciddi bir personel sıkıntısı çeken sağlık, eğitim ve fizik tedavi gibi alanlardan öğrencileri uzaklaştırabileceğini belirtti. Ayrıca, finansman kısıtlamalarının üniversiteleri programları azaltmaya veya maliyetlerini artırmaya zorlayabileceği konusunda uyarıda bulundular; zira son otuz yılda üniversite eğitim ücretleri iki katına çıkmıştır.
Dergi, meslek sınıflandırmasından çıkarılan alanların, hemşirelik, psikoterapi, muhasebe ve konuşma bozuklukları gibi kamu hizmetleri için kritik öneme sahip alanlar olduğunu vurguladı. Buna karşın, teoloji bilimi mesleki dereceler arasında yer aldı; bu durum, yeni sınıflandırmanın arkasındaki olası siyasi motivasyonlar hakkında sorular doğurdu.
Eski senatör adayı Amy McGrath, "kadınların hâkim olduğu" alanların dışlanmasının rastgele olmadığını belirterek, bu kararın sağlık ve eğitim gibi hassas sektörlerdeki eksikliği artıracağı konusunda uyardı.
Newsweek, bu değişikliklerin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mesleki eğitim sistemini köklü bir şekilde yeniden şekillendirebileceğini ve ülkenin sosyal ve ekonomik yapısına dayanan sektörleri zayıflatma tehdidi oluşturduğunu öne sürdü.