Siber güvenlik, dijital çağda verilerinizi nasıl korur?

Günümüz dijital çağında, veriler artık sadece cihazlarda ve sunucularda depolanan bilgiler değil; ekonomik ve siyasi şantaj alanlarında kullanılan "stratejik bir para birimi" haline geldi.
Dijital dönüşüme olan bağımlılığın artmasıyla birlikte, veri ihlalleri ve sızıntılarıyla ilgili riskler de artmakta ve bu durum, devletler, şirketler ve hatta bireyler için en büyük tehditlerden biri haline gelmektedir.
Tek bir ihlal, birçok kişinin yaşamını değiştirebilir ve devletlerin güvenliğini tehdit edebilir.
* Veri sızıntılarının riskleri ve etkileri
Dr. Muhammed Muhsin Ramazan, Arap Araştırma ve Çalışmalar Merkezi'nde yapay zeka ve siber güvenlik birimi başkanı, veri ihlallerinin hassas bilgilere yetkisiz erişimi içerdiğini, bunun da incelenmesi, kopyalanması veya paylaşılması anlamına geldiğini belirtti.
Bunun, kişisel kimlik bilgileri, finansal veriler, ticari sırlar ve hatta hassas devlet dosyalarını içerdiğini ekledi.
Buradaki riskler yalnızca büyük şirketlerle sınırlı değildir; bireyleri, kamu kurumlarını ve ulusal altyapıyı da kapsamaktadır.
* Stereotipten daha büyük bir gerçek
Ramazan, ihlallerin her zaman dışarıdan gelen korsanlar tarafından gerçekleşmediğini, çoğunun insan hataları, iç tehditler veya teknik altyapı zayıflıkları nedeniyle meydana geldiğini açıkladı.
Bazen masum bir çalışan, erişim izni olmayan verilere ulaşabilir veya dosyaları e-posta veya bulut depolama üzerinden denetimsiz bir şekilde paylaşabilir.
Daha da tehlikelisi, bazı durumlarda, çalışan yasal yetkilerini kişisel kazançlar elde etmek veya kuruma karşı intikam almak için kullanabilir; bu, erken aşamalarında tespit edilmesi zor bir tehdittir.
* En yaygın saldırılar: Phishing ve kötü amaçlı yazılımlar
Siber saldırılardaki en yaygın yöntemlerden biri, kullanıcıları sahte mesajlar veya bağlantılarla kandırarak kişisel verilerini çalmaya dayanan "phishing"dir.
Ayrıca, kimlik, finansal bilgiler ve ticari sırlar gibi hassas verileri çalmayı hedefleyen casus yazılımlar, Truva atları ve fidye yazılımları gibi diğer teknikler de kullanılmaktadır.
* Veri sızıntısı: Ulusal güvenlik için bir tehdit
Eski Mısır İçişleri Bakanı Yardımcısı Tümgeneral Ebu Bekir Abdulkadir, veri sızıntısının kurumlar ve şirketler üzerinde yıkıcı etkileri olabileceğini, bu durumun şirketlerin itibarının çökmesine ve finansal kayıplara yol açabileceğini belirtti; ayrıca yasal cezaların uygulanabileceğini de ekledi.
Devletler içinse, veri sızıntısı ulusal güvenliği tehdit edebilir; zira askeri veya siyasi hassas bilgilerin siber savaşlarda kullanılabilecek şekilde açığa çıkmasına neden olabilir.
Bireyler açısından, kimlik hırsızlığı ve mali dolandırıcılık uzun vadeli bir tehlike oluşturmaktadır.
* "Dijital çağın tsunamisi": Dijital güvenlik kültürünün önemi
Abdulkadir, veri ihlallerinden korunmanın sadece teknik bir görev olarak görülmemesi gerektiğini, bireylerden kurumların en üst düzey yöneticilerine kadar kapsamlı bir dijital güvenlik kültürünün parçası olması gerektiğini vurguladı.
Veri koruma için en iyi uygulamaların, sistemlerin düzenli olarak güncellenmesi, gelişmiş şifreleme uygulanması, çok faktörlü kimlik doğrulama kullanılması ve çalışanların veri koruma konusunda eğitilmesini içerdiğini belirtti.
Ayrıca, şifre yöneticileri gibi araçların kullanılması ve kişisel cihazlara erişim için katı politikaların uygulanmasının riskleri azaltmaya yardımcı olabileceğini de belirtti.
* Veriler yeni petrol
Konuşmasının sonunda, Abdulkadir, günümüz dünyasında savaşların ve ekonomilerin verilerle yönetildiği bir ortamda, bilgi sızıntısının artık sadece teknik bir kaza değil, güç dengelerini değiştirebilecek stratejik bir olay haline geldiğini vurguladı.
Bu nedenle, siber güvenliğe yatırım yapmak en öncelikli konu olmalıdır; zira "veriler yeni petrol" olarak tanımlanmakta ve sızıntısı "dijital çağın tsunamisi"ne yol açabilir.
Bundan dolayı, veri korumanın artık bir lüks değil, hızlı değişen bir dünyada stratejik bir güvenlik gerekliliği olduğunu anlayabiliriz.