Alman "Spectrum" roketi, Norveç'ten fırlatıldıktan sonra erken bir düşüş yaşadı.

Norveç'in Kuzey Kutbu'ndaki Andøya Uzay Üssü, 30 Mart 2025 Pazar günü, "Spectrum" adlı deneme roketinin fırlatılışından yaklaşık 40 saniye sonra düşmesine tanık oldu. Bu, Avrupa topraklarından bir yörünge aracı fırlatma konusundaki ilk denemeydi.
Kaza, küçük ve orta boy uyduları taşımak üzere tasarlanan roketin yörünge fırlatma yeteneklerini test etmeyi amaçlayan Alman girişimi "Isar Aerospace" tarafından gerçekleştirilen deneme uçuşu sırasında meydana geldi.
Şirket, uçuşun ana hedefe ulaşamamasına rağmen, gelecekteki teknolojilerin geliştirilmesine yardımcı olacak büyük miktarda veri sağladığını doğruladı.
Spectrum, entegre sistemlerini test etmek için yük olmadan fırlatma platformundan kalktı ve daha ileri aşamalara geçmeden önce bu ilk adımı attı.
Bu fırlatma, şu anda "SpaceX" gibi Amerikan ve "Arianespace" gibi Avrupa şirketlerinin hakim olduğu uydu fırlatma pazarına girmek için Avrupa'daki rekabetin bir parçası olarak gerçekleşiyor.
Norveç, İsveç ve Birleşik Krallık gibi ülkeler, İsveç'teki "Esrange" üssü ve İskoçya'daki "Saxford" uzay limanı gibi yerel fırlatma platformları geliştirerek bu büyüyen sektörde kendilerine bir yer edinmeyi hedefliyor.
Alman Uzay Sanayileri Derneği (BDLI) ise bu tür girişimlerin Avrupa'nın uzay bağımsızlığını sağlamak için gerekli olduğunu vurguladı. Derneğin genel müdürü Marie Christine von Hahn, "Starlink gibi projelere tamamen bağımlı olmamalıyız, kendi altyapımızı geliştirmeliyiz." dedi.
Isar Aerospace, zorluklarla karşılaşan tek şirket değildi; geçen yıl "Saxford" adlı İngiliz şirketi, testler sırasında bir roketinin patlamasıyla bir aksilik yaşadı.
Şirket, 2025'in üçüncü çeyreğinde ilk uydu fırlatışını gerçekleştirmeyi umuyor, İsveç ise bu yıl sonuna kadar ilk fırlatışını yapmayı hedefliyor.
Spectrum roketinin, bir ton metrik ağırlığındaki uyduları taşıyacak şekilde tasarlandığı ve bu nedenle ticari fırlatma pazarında potansiyel bir rakip olduğu belirtiliyor; ilk başarısızlığa rağmen, bu adım Avrupa'nın uzay yeteneklerini artırma yolunda daha uzun bir sürecin parçası olarak görülüyor.