Trump ve Federal Rezervin Mücadelesi: Amerikan Ekonomisine Pahalıya Mal Olabilecek Bir Savaş

"Washington Post" gazetesi korkutucu bir senaryoya dikkat çekiyor: Borçlanma maliyetlerinin artması, kontrolden çıkmış enflasyon ve küresel yatırımcıların dolara olan güveninin çökmesi. Ekonomist Heather Long, düşük faiz oranlarıyla yaşamaya zorlanan bir ekonomi için karamsar bir tablo çiziyor; bu durum yeni konut balonlarına ve 1970'lerdeki gibi bir borç krizine yol açabilir.
En büyük tehlike, Arjantin'in 1980'lerde yaşadığı "kaybedilen on yıl"ın tekrarlanma olasılığında yatıyor; burada ekonomi büyüme halinden kronik durgunluğa geçiyor. Ancak Trump, düşük faiz oranlarının kısa vadede seçmenlerine fayda sağlayacağına inanarak, para politikası üzerinde siyasi kontrol sağlamaya kararlı görünüyor.
Federal Rezerv, hata yapmaktan muaf olmasa da, 111 yıl boyunca dünya finansal istikrarının temel taşlarından biri olarak bir itibar inşa etti. Yatırımcıların bağımsızlığına olan güveni, doları dünyanın bir numaralı para birimi haline getirdi ve Amerikan tahvillerini kriz zamanlarında güvenli bir sığınak haline getirdi.
İronik bir şekilde, bu savaş, Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell'ın görev süresinin Mayıs ayında sona ereceği bir zamanda gerçekleşiyor; bu da Trump'a merkez bankası yapısını kendi vizyonuna göre şekillendirmek için tarihi bir fırsat sunuyor. Uzmanlar, para politikasının siyasi kaprislere tabi olmasının, geri dönüşü olmayan ekonomik felaketlere yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Arka planda, doların küresel rezerv para birimi olma konumunu kaybetme ve yatırımcıların Amerikan ekonomisine olan güveninin azalması endişeleri artıyor. Bu savaş, sadece geçici bir siyasi çatışma değil, aynı zamanda bir asırdan fazla süredir ayakta kalan mali bağımsızlık modelinin varoluşsal bir mücadelesidir.