Suriye, ihlallerden sorumlu olanları hesaplamak için ulusal bir geçiş adaleti kurulu oluşturuyor.
May 17, 2025429 GörüntülenmeOkuma Süresi: 2 dakika

Yazı Boyutu:
16
Suriye Cumhurbaşkanlığı, adalet ve hesap verebilirlik yolunda önemli bir adım atarak 2025 yılına ait (20) sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle "Ulusal Geçiş Adalet Kurumu"'nun kurulduğunu duyurdu. Bu bağımsız kurum, eski rejimin ihlalleriyle ilgili gerçekleri ortaya çıkarma, sorumluları hesaba çekme, mağdurların zararlarını telafi etme ve ulusal uzlaşmanın temellerini güçlendirme görevini üstlenecek.
Yeni kurum, ihlal mağdurlarının ve insan hakları örgütlerinin acil talepleri doğrultusunda doğdu ve belgeleme, soruşturma, hukuki destek sağlama ve zarar görenleri tazmin etme gibi büyük sorumlulukları üstlenecek.
Ayrıca, suçların tekrarlanmaması ilkesini pekiştirmek için suçları kabul etmeye ve gerçeğe açık olmaya dayalı toplumsal uzlaşmayı teşvik edecek.
Kurumun başkanlığına Abdul Basit Abdul Latif getirilmiş olup, hukuki ve siyasi bir kişilik olan Abdul Latif, muhalefet ve siyaset alanında uzun bir geçmişe sahiptir. Daha önce "Doğu Kara Ordusu" politik büro başkanlığı ve Deyr ez-Zor yerel konsey başkan yardımcılığı gibi görevlerde bulunmuş, ayrıca Suriye Devrim ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu içinde hukuk komitesi yöneticiliği ve siyasi kurul üyeliği gibi çeşitli görevler üstlenmiştir.
Abdul Latif, savaş suçlularının yargılanması ve adaletin sağlanması konusundaki tutumuyla tanınmakta olup, çatışmadan sonraki Suriye'de hukuk devletinin kurulmasını savunan önde gelen isimlerden biridir.
Kararnameye göre, Abdul Latif'in atanmasından itibaren 30 gün içinde kurumun özel çalışma ekibini oluşturması ve resmi olarak faaliyete geçmesi için iç yönetimini hazırlaması gerekmektedir.
Bu adıma büyük umutlar bağlanmakta olup, 2011'deki Suriye devriminden bu yana insanlık suçlarına karışanların hesap verilmesi için resmi kurumsal bir girişim olarak dikkat çekmektedir.
Kurumun kuruluşu, 14 yıldan fazla süren çatışma ve ihlallerin ardından Suriye'de geçiş adaleti sürecine eşi benzeri görülmemiş bir fırsat sunarak tarihi bir siyasi anın yaşandığı bir dönemde gerçekleşmektedir.