Petrol fiyatlarının yükselmesi, Amerikan ve Çin arasında yakınlaşma umuduyla gerçekleşti.

Dünya petrol piyasalarında, ABD ve Çin arasındaki görüşmelerin ticari gerilimi hafifletmesi beklenirken, Salı günü, 10 Haziran'da fiyatlar önemli ölçüde yükseldi. Bu durum, ekonomik devler arasındaki ticari gerilimi azaltabilecek ve küresel petrol talebine olumlu yansıyabilecek.
Brent petrol hafifçe %0.3 artarak varil başına 67.22 dolara yükseldi, Amerikan petrolü ise %0.2 artarak varil başına 65.40 dolara ulaştı.
Brent'in, 28 Nisan'dan bu yana en yüksek seviyesine 67.19 dolara ulaşmasının ardından, Washington ve Pekin arasında anlaşma olasılığına dair olumlu beklentilerle bu yükseliş gerçekleşti.
ABD Başkanı Donald Trump, müzakerelerin iyi gittiğini ve müzakere ekibinden sadece iyi raporlar aldığını belirterek, ticaret dosyasındaki herhangi bir ilerlemenin küresel ekonomiye güveni artıracağını ve petrol ile temel malların talebini destekleyeceğini ifade etti.
Ayrıca, Reuters'ın yaptığı bir ankete göre, OPEC'in Mayıs ayında sınırlı bir üretim artışı yaşandı, Irak önceki aşırılıklarını telafi etmek için üretimini azaltırken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri izin verilenden daha az artış yaptı.
Rusya gibi büyük üreticileri içeren OPEC+ grubu, üretim kısıtlamalarını hızlandırma planlarını tartışmaya devam ediyor. Ancak uzmanlar, bu durumun fiyatlara etkileri konusunda uyarıda bulunuyor; A.N.Z. Bankası'nın emtia stratejistlerinden Daniel Hynes, "esnek üretim politikasına geçişin, 2025'in ikinci yarısında petrol piyasasında büyük bir fazlalığa yol açabileceğini ve fiyatları kesinlikle baskı altına alacağını" belirtti.