İran kırmızı çizgiye yaklaşıyor.. Geri sayım mı başladı?

February 27, 2025179 GörüntülenmeOkuma Süresi: 2 dakika
İran kırmızı çizgiye yaklaşıyor.. Geri sayım mı başladı?
Uluslararası sahneyi daha da karmaşık hale getiren ciddi bir gelişme olarak, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın son raporları, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunda önemli bir artış olduğunu ortaya koydu ve bu durum, nükleer eşik seviyesine daha önce hiç olmadığı kadar yaklaştı.
Raporlara göre, zenginleştirme oranı %60'a ulaştı ve bu, Tahran'ı nükleer silah üretimi için gereken seviyeden sadece bir adım uzaklığa getiriyor. Daha da endişe verici olan, İran'ın yalnızca bir ay içinde nükleer silah için yeterli fisyon malzemesi üretebilecek kapasitede olması ve nükleer bombalar için gerekli %90 saflık seviyesine günler içinde ulaşabilmesidir.

Bu gelişmelerin ortasında, Amerika Birleşik Devletleri İran'a maksimum baskı uygulamaya devam ediyor ve Tahran'ı müzakere masasına geri dönmeye zorlamaya çalışıyor.
Ancak Tahran, bu stratejiye boyun eğmeyi reddediyor; İran lideri Ali Hamaney'den gelen yanıt açık: "Baskı altında müzakere etmeyeceğiz."
Ayrıca, Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi, herhangi bir diyalogun "karşılıklı saygı ve eşitlik" temelinde olması gerektiğini vurgulayarak, İran'a dayatmalarda bulunma veya onu "zorbalık" pozisyonundan ele alma girişimlerini reddetti.

Öte yandan, İsrail bu İran'ın nükleer hızlanmasını yakından izliyor ve Tahran'ın nükleer bombaya yaklaşmasından duyduğu endişe artıyor.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran'ın nükleer tesislerine yönelik askeri bir saldırı gerçekleştirmek için ABD'den yeşil ışık almak istiyor; bu durum, bölgenin felaket senaryosuna sürüklenme korkusunu artırıyor.

Öte yandan, İran, nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu ısrarla savunuyor ve uranyum zenginleştirmesindeki artışın, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesine bir yanıt olarak gerçekleştiğini belirtiyor; bu anlaşma, İran'ın nükleer hırslarını sınırlamayı amaçlıyordu.

Bu karşılaşma, tehditler ve siyasi tırmanışlarla mı sınırlı kalacak, yoksa bölge patlamaya mı hazır?

Haberi Paylaş