Gergin diplomatik ilişkilerde yeni bir tırmanışta, Avustralya bugün Çarşamba günü Tel Aviv'in, Canberra'nın İran Büyükelçisi Ahmed Sadık'ı ülkeden sınır dışı etme kararında bir rol oynadığına dair İsrail iddialarını kesin bir dille reddetti.
Bu, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'nin İran'ı Sydney ve Melbourne şehirlerini hedef alan iki antisemitik saldırı düzenlemekle suçladığı bir zamanda geldi.
Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke, "ABC" radyo istasyonuna verdiği demeçte, İsrail'in iddialarını "kesinlikle saçmalık" olarak nitelendirerek, sınır dışı etme kararının dış müdahale olmaksızın, doğru bir güvenlik değerlendirmesi alındıktan sonra alındığını vurguladı.
İsrail hükümeti sözcüsü David Minzer, Salı günü Başbakan Benjamin Netanyahu'nun açık müdahalesinin ve Avustralya'nın Filistin devletini tanıma kararına yönelik eleştirilerinin, İran büyükelçisinin sınır dışı edilmesinin nedeni olduğunu belirtti.
Minzer, bu kararın Avustralya ile İsrail arasındaki ilişkilere zarar verdiğini belirtirken, Canberra'nın kararını da memnuniyetle karşıladı.
Netanyahu, Avustralyalı mevkidaşına sert bir saldırıda bulunarak, onu "zayıf bir politikacı, İsrail'i terk eden ve Avustralya'daki Yahudileri terk eden" olarak nitelendirdi. Bu, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Filistin devletini tanıma niyetine atıfta bulunuyordu.
Ekim 2023'te İsrail'in Gazze'ye karşı başlattığı savaşın patlak vermesinden bu yana, Avustralya'da antisemitik saldırılarda artış yaşandı; bu saldırılar arasında Yahudi evleri, okulları, tapınakları ve araçlarının tahrip edilmesi ve yakılması ile İslam karşıtı olayların artışı da yer aldı.
Avustralya hükümeti, Salı günü İran'ın geçen yıl meydana gelen saldırılardaki rolünü gizlemeye çalıştığını duyurdu; bu saldırılardan biri Sydney'deki Louis Continental Kitchen restoranını, diğeri ise Melbourne'deki Adas İsrail Sinagogu'nu hedef almıştı.
Avustralya'nın İran büyükelçisine ülkeyi terk etmesi için yedi gün süre vermesi, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana gerçekleşen ilk büyükelçi sınır dışı etme olayıdır.
İçişleri Bakanı, saldırıları gerçekleştirenlerin İran Devrim Muhafızları'nın talimatlarından haberdar olmamış olabileceklerini belirtti, ancak bu durumun Avustralya hükümeti açısından meselenin ciddiyetini azaltmadığını vurguladı.
Öte yandan, İran bu suçlamaları defalarca reddetti ve bunları düşman Batılı güçlerin bir kampanyası olarak nitelendirdi.
Gerilimlerin artmasıyla, Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, vatandaşlarını İran'a seyahat etmemeleri konusunda uyardı; bu, hükümetin Tahran'daki büyükelçiliğini kapatma kararının ardından geldi.
Şu anda İran'da yaklaşık dört bin Avustralyalı bulunduğunu belirten Wong, onları derhal ülkelerine dönmeye çağırdı.
Bu tırmanış, bölgedeki ve dışındaki gergin atmosfer içinde üç ülke arasındaki ilişkilerde artan gerilimleri açıkça yansıtıyor.